"Misyonumuz"

Bugün web sitemizin en sıkıcı ve gereksiz kısmından kurtuluyoruz: "Misyonumuz" sayfası.
"Misyonumuz"
Photo by Photobank Kiev / Unsplash

Geçen hafta gönderdiğim bültende bir Saas kurucusu, bir koç, bir turizmci veya bir danışman olarak hizmet satmıyoruz dedim.
Yarattığımız dönüşümü pazarlıyoruz.

Bu, kafa yapımızı bir yerden alıp tamamen başka bir yere koyuyor. Daha iyi bir yere. Olmamız gereken yere.

Pazartesi günü bir şirkete davetliydim. Aynı konu açıldı. Şirkette maaşla çalışan bir koç "ama ben pazarlamacı olmak istemiyorum" dedi.
Koçluk yapmak istiyormuş.

Bu direnci anlıyorum. Bir şirkette çalışmak meseleye bakış bakış açınızı çarpıtır. Pazarlama, başkasının işi olur. Bir departman sorumludur o kirli işten.

Kendisine "pazarlama" kelimesini "iletişim" ile değiştirmeyi teklif ettim. Nasılını açıkladım.

Her iş, senin çözebileceğin sorunları olan başka insanlar olduğu için var. Başka insanlar yok mu? İş de yok.

Başka insanlar… Yani?
İletişim kurmak zorundasın.
Tinder profilin? Pazarlama.
Hazırladığın CV? Pazarlama.
Yetenek peşinde koşan o İK müdürü? O da şirketini pazarlıyor.
Onayladı. Devam ettik.

Pazarlamaya direnen çoğu kişinin kafası kısaltmalar, terimler, taktikler ve çerçevelerle karışır. Anlamadığımız şeylerden korkarız. Sonuç olarak pazarlama, insanlara ihtiyacı olmayan şeyleri kakalamak olarak hafızalarda yer eder.

Oysa pazarlama sadece değer iletişimidir. Ve bu iletişimi sen misyonuna bağladığında, bunu karşı taraf hisseder. Çünkü senin zihninde yepyeni bir kapı açılmıştır. Bu, pazarlamana… pardon, iletişimine yansır.

Her taktiğin peşinden koşmayı bırakır, önemli olana odaklanırsın.
Seninle aynı şeylere önem veren müşteriler çekersin.
O üretmekte zorlandığın içerik kendiliğinden yazılır çünkü artık sahnede performans göstermiyor, inandığın şeyden bahsediyorsundur.
"Üretkenlikle hedeflerine ulaşmak için 5 ipucu" gibi tırışkadan yazıları yazma mecburiyetinin verdiği ağırlık ve kirlenmişlik hissiyle değil, enerjiyle oturursun masanın başına.
Misyon odaklı pazarlama işte bu yüzden işe yarar. Manipülasyon değil. Kime hizmet ettiğin ve neden var olduğun konusunda netlik.

O halde bugün web sitemizin en sıkıcı ve gereksiz kısmından kurtulacağız: "Misyonumuz" sayfası.

Misyonumuz dünya barışı, herkesin eğitime, suya ve ekmeğe erişimi ya da adalet değil.
Daha iyisini bilmediği için saçma sapan konuşan güzellik yarışmasındaki o kız değiliz biz.

İşte misyonun:
Sektöründe herkesin kanıksadığı bir şey aslında bozuk. Çalışmıyor. Astarı yüzünden pahalı. Zararı faydasından çok.

Ve sadece sen düzeltebilirsin onu. Nedir bu?
Cevabın, senin misyonun.

Paylaşmak istersen dinleyeceğimi biliyorsun.

Subscribe to my newsletter

Subscribe to my newsletter to get the latest updates and news

Member discussion