T'équelle (you beautiful)

Yılbaşı alışverişindesiniz. Han'fendi soruyor: "Hayatım, sence yeşil sütyen mi alayım yoksa mavi mi?" Biz erkekler o cümlede tek bir şey duyarız: "Sütyen."
T'équelle (you beautiful)

Rengini beynimiz kaydetmez. Sadece kategoriyi algılar.

Aynı durum senin marka konumlandırman için de geçerli.

Pek çok girişimci yaptığı işi şöyle konumlandırır:
"E-ticaret markalarının yapay zeka destekli içerik sistemiyle büyümelerine yardımcı oluyorum."
Ya da:
"Hırslı girişimciler için sonuç odaklı bir marka stratejistiyim."

Verdiğin hizmet veya ürün neyse, senin buluşun ya; bunlar kendi kulağında “vay be, ne kadar farklı bir şey veriyorum” diye tınlar.

Oysa:
Müşterinin beyni "yapay zeka destekli" ya da "sonuç odaklı" kısımlarını duymuyor.
Müşterinin beyni sadece "içerik sistemi" ve "marka stratejisti" etiketlerini duyuyor.
Maalesef.
Çünkü insan beyni küçük farkları değil aşina olduğu şablonları yakalamak üzere tasarlanmıştır.
Günde 10,000 pazarlama mesajına maruz kalıyoruz.
Ancak sadece 100 mesajı kaydediyoruz.
Beynimiz bu yükle başa çıkabilmek için her şeyi otomatik olarak aşina olduğu şablon kutularına atıyor.
O senin üzerine titrediğin "konumlandırma" cümlen, müşterinin beyni bir şablon yakaladığı an "ha, tamam, bildiğimiz işlerden bu da" kutusuna postalanıyor.
Puff! Seni farklı kılan ne varsa uçtu gitti.

Eğer bir kategorinin içinde konumlanırsan, müşteriler sadece o kategoriyi görür.
Dışında konumlanmalısın.

Diyelim ki ben bir markalama, kategorileme ve pazarlama koçuyum. Benim gibiler kendimizi şöyle satarız genelde:

"Girişimcilerin, hayallerindeki müşterileri çeken stratejik hikaye anlatıcılığıyla otantik kişisel markalar inşa etmelerine yardım ediyorum."

Senin ise duyduğun:

"Girişimci koçuyum falan filan inter milan."

Tüm diğer koçların vızıltılarını aşıp senin beynine girebilmek ve orada kalabilmek için "kategorik fark" yaratmam lazım.
Bu nasıl oluyordu?
"Daha iyi" olarak değil. "Farklı" olarak.
Monopol Tasarım Stüdyosu diye bir şey duydun mu?
Duymadın. Harika!
Benim bu stüdyo. Mindklok sunar. Sloganım da şu:
"Rekabet amatörler içindir; rakipsiz başarı tasarlanır."
Bak, bunu unutması zor işte.
Çünkü bu isim ve slogan, beynindeki o otomatik şablon eşleştirme sistemine çomak sokuyor.
"Kategori yaratma konusunda uzman marka ajansı" da diyebilirdim.
Riski çok daha az. Ve emin ol, çoğu amatörün kulağına daha kurumsal gelirdi bu.
Aynı zamanda senin nezdinde beni de doğrudan "Falan Filan Feşmekan Diyarına'' business class'la gönderirdi.
Kurumsala yakışır bir şekilde.

Dikkat çekmenin tek yolu, ezber bozmak. Yeni bir kategori yaratmak.
Sırf farklı olmak için farklı olmaktan bahsetmiyoruz ama.
Her girişim, minik de olsa bir devrim yaratmalı.
Pazar, bir öncekinin bir kopyasını daha kaldırmaz.
Sütyen mevzusuna geri dönelim.
"Yeşil mi mavi mi?" diye sormak yerine şöyle deseydi:
"Hayatım, T'équelle (you beautiful) diye bir markanın sütyenini buldum. Tek elle açılabiliyor. Romantizm özürlü erkekler için özel üretim."

Hah, beynimiz bunu kaydetti işte.
Bu artık "daha iyi" bir sütyen değil. Bu yepyeni bir kategori.
Bugüne kadar tüm sütyenler kadınlar içindi. Bu sütyen erkekler için.

Not: Monopol Tasarım Stüdyosu benim tek başıma istediğim gibi at koşturabileceğim bir kategori tasarlayabilir mi diye bir soru aklına takıldıysa… Evet tasarlayabilir. Şubat 2026 için bir projelik yerim var. Buradaki bağlantıdan ikimizin de uygun olduğu bir zaman için randevu ayarlayabilirsin ve bunu nasıl yapabiliriz, konuşabiliriz.

Subscribe to my newsletter

Subscribe to my newsletter to get the latest updates and news

Member discussion